Gelin, ayıp ve tabu perdelerinin arkasına gizlenmiş bu harika dünyaya birlikte bir adım atalım ve cinselliği tüm boyutlarıyla anlamaya çalışalım.
Evrensel Bir Gerçeklik: Cinsiyet Kavramı
Cinsellik, temelde kadın ve erkeğin farklı yaratılışıyla başlayan bir olgu. Bu sadece bize özgü değil; tek hücreliler ve bazı bitki türleri hariç, tüm canlılar bu kanuna dahil. Hatta astrofizikçiler, bu “çift” yapılanmanın evrenin en küçük yapı taşından galaksilere kadar geçerli olduğunu belirtiyor.
İnsan özelinde baktığımızda, genetik olarak hepimizin bildiği gibi XX (kadın) ve XY (erkek) kromozomları bedensel farklılıklarımızı belirler. Bu farklılıklar sayesinde farklı hormonlar salgılarız veya aynı hormonları farklı düzeylerde üretiriz. Yani cinsellik, tüm hayat sahiplerini içine alan muazzam bir gücün ifadesidir. Bu güdünün temel hedefi ise üremek, yani sonlu yaratıkların sonsuzluk tutkusudur. İnsan, hayvan ve bitki nüfuslarının artışındaki baş döndürücü denge ve ölçü, bu güdünün ne kadar güçlü ve gayeli olduğunu gösterir.
Cinselliğin Çok Boyutlu Yapısı
Cinsellik dediğimizde akla sadece fizyolojik bir durum ya da cinsel doyum ve haz gelmemeli. Elbette bunlar cinselliğin bir parçasıdır; ancak cinsellik aynı zamanda estetik, ahlaki, dini, hukuki, pedagojik, sanatsal ve kültürel yanları olan kompleks bir kavramdır.
Kişinin genetikten getirdiği cinsiyetini aşan, aile ve toplum içindeki tüm davranışlarını içeren ve kişiliğinin temellerini oluşturan cinsel kimlik, asıl üzerinde durmamız gereken konudur. Cinsiyetimizi belirleyen biyolojik yapı olsa da, kadın ve erkek arasındaki farklılıkları meydana getiren asıl etken sosyal normlardır. Yani kişinin kendini erkek veya kadın olarak nasıl algıladığı, davranışları ve toplumun onlara yüklediği roller, cinselliği bir haz aracından çok, bir kültürün ahlaki ve dini inançlarıyla, hukuk sistemiyle ve çocuk yetiştirme uygulamalarıyla yakından ilişkili kılar.
Maalesef, cinselliği sadece haz ve özgürlük simgesine indirgemek, bu temel içgüdünün diğer boyutlarını göz ardı etmemize neden olabiliyor.
Kontrol Edilemeyen Cinsellik
Uluslararası arenadaki güçlü devletlerin bile bu temel içgüdüyü kontrol edememeleri, ciddi finansal ve ahlaki faturalara yol açıyor. Bazı istatistikler bu durumu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor:
- Evlilik Dışı Doğumlar: Avrupa ve ABD’de çiftlerin evliliği tercih etmemesi, bekar anne sayısının rekor kırmasına neden oluyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde çocukların yarısından fazlası evlilik dışı birliktelikten doğuyor.
- Ekonomik Maliyetler: ABD’de cinsel eğitim için ayrılan yıllık 874 milyon dolara rağmen, evlilik öncesi cinsel ilişki oranı %90’a ulaşıyor. Bu durum, ergen doğumları için yılda 3 milyar dolar kamu harcamasına ve 6 milyar dolar vergi kaybına yol açıyor. İngiltere’de ise hükümet, evlenmemiş anneler için yıllık 125 milyon sterlin harcıyor.
- İlişki Dinamikleri: Evlenmeden birlikte yaşayan çiftlerin, evlilere oranla ayrılma ve aldatma oranları kat kat daha yüksek. Bu da aile kurumunun hızla tükenmesine ve sosyal sorunların derinleşmesine işaret ediyor.
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Diğer Problemler: ABD’de cinsel yolla bulaşan hastalıkların yıllık maliyeti 6.5 milyar dolar. Kürtaj için harcanan miktarlar da cabası. Tüm bu sorunlara rağmen, porno sitelerinin görüntülenme oranları katlanarak artıyor. Örneğin, bir porno sitesi 2013’te 15 milyar görüntüleme alırken, 2019’da bu rakam 42 milyar kez görüntülenmeye ulaşmış. Şu an ne durumda varın siz düşünün. Bu durum, cinselliğin sadece bastırılmayla çözülemeyeceğini, daha derinlemesine bir anlayış ve yönetim gerektirdiğini gösteriyor.
Bu veriler, güçlü ülkelerin bile insan doğasındaki bu temel güdüyü yönetmekte ne kadar zorlandığını gözler önüne seriyor.
Cinsel Gelişim Süreci: Nereden Başlıyoruz?
Cinsel gelişimimiz, doğduğumuz andan itibaren başlayan ve cinsel açıdan sağlıklı bir birey olmamızda kritik rol oynayan bir süreçtir. Sorunların kökenlerini anlamak için bu aşamalara kısaca değinelim:
1. Bebeklik Çağı (0-2 Yaş)
Çocuklar, cinsellikle ilgili temel davranışları (dokunulma, öpülme, kucaklanma) bu dönemde geliştirirler. Tensel temas, çocuğun kendini güvende hissetmesi için çok önemlidir. Yeterli temas görmeyen çocukların, ergenlikte bu güven duygusunu rastgele cinsel ilişkilerle tatmin etmeye çalıştığı gözlemlenmiştir.
2. İlk Çocukluk Çağı (2-4 Yaş)
Bu dönemde çocuklar kendi ve başkalarının bedenlerinin farkına varır, cinsel farklılıkları merak ederler (“Bebekler dünyaya nasıl geldi?”, “Kızlar neden toka takar?”). Ebeveynlerin bu sorulara doğru, çocuğun anlayabileceği dilde ve ihtiyacı oranında bilgi vermesi önemlidir. Ayrıca, bu dönemde mahremiyet eğitimi verilmeye başlanmalı, çocuğun özel alanlarına saygı duyulmalı ve kötü dokunuşlarla iyi dokunuşlar arasındaki fark öğretilmelidir. Cinsel içerikli küfürlerden, çocuk önünde uygunsuz konuşmalardan ve davranışlardan kaçınmak, çocuğu cinsel sapmaya yönlendirmemek adına hayati önem taşır.
3. Orta Çocukluk Çağı (4-6 Yaş)
Çocuklar zihinsel ve fiziksel olarak olgunlaşırken, sosyalleşmeye de başlarlar. Bedenlerine olan ilgileri oyunlarla giderilir. Okul dönemi yaklaştıkça, “Bebekler annenin içine nasıl girerler?” gibi daha somut sorular sorulur. Anne babanın eşyalarını kullanma (kızın annenin ayakkabılarını giymesi, erkeğin babayı taklit etmesi) gibi davranışlar, cinsel kimlik gelişiminin doğal göstergeleridir.
4. Son Çocukluk Çağı (6-12 Yaş)
Bu dönem, ergenliğe geçiş öncesidir. Çocuk fiziksel olarak olgunlaşsa da duygusal olarak çocuksu özelliklerini korur. Okulun başlamasıyla cinsel konulara olan ilgi azalır, çocuk bu konuları “ayıp” veya “yasak” olarak algılar ve bilinçaltına iter. Ancak merak arada bir depreşebilir ve çocuklar gizlice bazı araştırmalara yönelebilir.
5. Ergenlik Dönemi
Ortalama olarak kızlarda 11-12, erkeklerde 12-13 yaşlarında başlayan ergenlik, bedensel gelişimde büyük bir hızlanma getirir. Hormonal değişikliklerle iki cins arasındaki farklar belirginleşir (boy uzaması, ses kalınlaşması, göğüslerin büyümesi vb.). Çocukların bu değişimler hakkında önceden bilgilendirilmesi, sürpriz ve endişeleri önlemek adına çok önemlidir (örneğin adet kanaması veya boşalma). Ergen, yeni bir bedenle tanışır ve bu uyum süreci başlangıçta zorlayıcı olabilir.
Cinsellik kavramı ergenlik döneminde son şeklini alır ve bu dönemden sonra cinsel özellikler kolay kolay değişmez. Bu nedenle, çocukluktan itibaren sağlam temeller oluşturmak hayati önem taşır.
Din ve Cinsellik: Ahlaki Bir Rehberlik
Cinsel ahlak, toplumun en fazla önem verdiği ve en çok düzenlemeye ihtiyaç duyduğu alandır. Toplumun cinsel davranışları bir düzene sokması zorunludur; aksi halde aile kurumu zarar görür ve toplumsal karmaşa baş gösterir..
İslam dini, insanların hayatında önemli bir yer tutan cinsel hayat üzerinde bilinçli ve sistemli bir şekilde durmuştur. Cinsellikle ilgili konularda utanma sebebiyle düşülen cehaleti onaylamayarak, öğrenmeyi ve öğretmeyi ilke edinmiştir. Çünkü cinselliğimizi şekillendiren sadece bedenimiz ve duygularımız değil; kültürel temellerimiz, aile öykümüz, eğitimimiz, deneyimlerimiz ve dini inançlarımızdır.
Kadın erkek ilişkilerinde dinin koyduğu sınırların küçük yaşlardan itibaren öğretilmemesi ve dini bilgi, duygu ve motivasyonların çocuklara yeterince yerleştirilememesi, gençlik çağında önemli sorunlara yol açar. Allah inancı ve duygusu, çocuğun gelişim ve ergenlik döneminde uygunsuz durumlara düşmemesinde önemli rol oynar ve kendini cinsel sapkınlıklardan korumada motivasyon oluşturur.
Ayrıca, cinsel eğitim birtakım ibadetlerle de yakından ilişkilidir. Örneğin, gusül abdestinin hangi hallerde zorunlu olduğunu kavramadan ibadet hayatı sağlık kazanamaz. Tuvalet eğitiminden kadın erkek ilişkilerindeki mahremiyete kadar, ibadetlere bakan cinsel bilgilerin öğrenilmesi, ergen çağından itibaren tüm inançlı bireyler zorunlu tutulmuştur. Yeterli ve doğru dini bilgi, sağlıklı bir cinsel eğitim için şarttır.
Umarız bu yazı, cinselliği daha geniş bir perspektiften ele almana ve bu önemli konuyu anlamana yardımcı olmuştur. Unutmayın, cinsellik hakkında konuşmaktan ve doğru bilgiye ulaşmaktan çekinmeyin!
Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Cinsellik hakkında konuşmak sizin için ne kadar kolay? Yorumlarda bizimle paylaşın!
